duvar resimleri, gustav klimt

Duvar Resimleri, Özgürlük ve Gustav Klimt

Tabloları ve duvar resimleri ile ünlü olan Gustav Klimt’in eserleri, birilerinin aşkını anlatmasına başka birilerinin de özgürlüğe ulaşmasında birer araç olmuş. Peki nasıl? Sanıyoruz ki bu sanatın; duvar resimleri, notaları, sözcükleri ve geri kalan her şeyi kullanarak oluşturduğu zarif, güçlü duruşla alakalı.

Kapak görselinde de kullandığımız Öpücük tablosu (The Kiss) yaratıcısını tanıyor musunuz? Pek çok zeminde reprodüksiyonu yapılan tablo o kadar ünlü ki; neredeyse metrolarda bile görebileceğimiz bir eser haline geldi.  Sanat eserlerinin bu şekilde her yerde olmaları şahane fakat altını da biraz olsun doldurmamız gerektiğini düşünüyorum. Tablonun yaratıcısı, Öpücük tablosu kadar tanınmış olmasa da o, günümüzden tam 156 yıl önce yaşamış olan Gustav Klimt, Avustuyalı bir ressam.
Her bir eseri birbirinden değerli olan ressam, bazı tablolarında ve duvar resimleri üzerinde, efsane zannedilse de gerçekten, saf altın kullanmış fakat tablolarının değeri kullandığı altından kaynaklanmıyor. 20. yy gibi dinamik bir zaman diliminde, fikir ve düşünce alanındaki değişimlerin rüzgarından etkilenen, hatta çoğu zaman bu fikir ve düşünceleri bizzat etkileyen sanat akımları da günümüzde büyük değer taşıyor. Söz konusu zamanı anı anına eserlerine işleyen tüm sanatçılar gibi Gustav Klimt de Viyana’da geçen özgürlüğü, sembolizmi, yeni sanat akımlarını, aşkı, zerafeti, kadın bedenini ve erotizmi odağına alarak eserlerini yaratmış. Pek çok düşünür ve sanatçı gibi, o da bizi şaşırtmamış ve döneminin anlaşılamayan, günümüzün ise paylaşılamayan sanatçılarından biri.

The Kiss ve Gustav Klimt

Gelelim The Kiss yani Öpücük tablosuna. Yüzlerce yoruma ve incelemeye sahip olan tablo; Orta Çağ tabloları kadar gösterişli fakat ruhanilikten ziyade, hümanizmle iç içe geçmiş ve sadece temel insani tavrı, durumu anlatan bir eser bizim gözümüzde. 20. yy Avrupa düşünce geçişini de oldukça iyi anlatıyor. İlahi güçten, kiliseden ve tanrıdan biraz olsun uzaklaşıp; insanı, aşkı, yaratmayı, tutkuyu ele alıyor. Öpüşen iki sevgilinin çevresindeki hare bile çiçeklerden oluşmuş, dünyeviliği ve sıradanlığın güzelliğini yansıtıyor bize. Güçlü ve tutkulu bir aşkı anlatan tablo, Gustav Klimt diğer eserlerinde de yoğunluklu olarak kadın bedeni üzerinde duruyor.
duvar resimleri, gustav Klimt
Görsel © Tammam Azzam
Gustav Klimt tuval üzerine yaptığı çalışmaların yanında duvar resimleri ile de tanınan bir ressam. Sanatçının The Kiss tablosu, bahsettiğimiz gibi pek çok taklite yani röprodüksiyon çalışmasına sahip. Bu çalışmaların içerisinde bir tanesi, belki de Gustav’ı en mutlu edecek çalışmalardan birini oluşturuyor. Çalışmanın sahibi Suriye’li sanatçı Tammam Azzam. Azzam 2016 yılında ”Özgürlük Grafitisi” adını verdiği çalışmasında, The Kiss tablosunun gücünü kullanarak ülkesindeki yıkıma dikkat çekmek istemiş. Gustav Klimt’in duvar resimleri ve eserlerinden etkilenen sanatçı, savaş içerisindeki ülkesinin yıkık duvarlarını, özgürlük için kullanmış.
Sanatı toplumsal olaylar içerisinde incelediğimizde niteliğinin hiç değişmediğini görebiliyoruz. 20. yy veya 21. yy olması pek fark etmiyor tıpkı; 18. yy’ daki özgürlük mücadelesi ve 21. yy’ daki özgürlük mücadelelerinin niteliklerinin fark etmediği gibi. Sanat, hayatımızdaki çirkinliklere her defasında aynı zerafet ve güçle karşı gelebiliyor. Kaybetmemek dileklerimizle.

Düşüncelerinizi Paylaşın